GIDA GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASINDA GIDA MÜHENDİSLERİNİN ROLÜ

 R. Petek ATAMAN
                                                                                                    TMMOB Gıda Mühendisleri
Odası Başkanı 
petekataman@gidamo.org.tr

 

Gıda güvenliği, mevzuatta geçtiği yeni şekli ile “gıda güvenilirliği”; insan sağlığı açısından en önemli konuların başında gelmektedir. Artık bu gerçeklik konunun tarafları kadar tüketicinin gündeminde de çok net bir biçimde yerini almıştır. Böylesi önemli bir kavram üzerinde bir şeyler yazmadan önce; her ne kadar çokça yazıldı ise de bir kez daha tanım yapmak gerektiğine inanıyorum.  Güvenli gıda, raf ömrü süresince fiziksel, kimyasal ve biyolojik riskleri taşımayan gıda; gıda güvenliği ise, bu maddelerde olabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik vb. her türlü zararın bertaraf edilmesi için alınan tedbirler bütünü olarak ifade edilebilir.

Güvenli olmayan gıda maddelerinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri kısa sürede (gıda kaynaklı hastalıklar/zehirlenmeler, barsak enfeksiyonları....) görülebildiği gibi, kanser vakaları, kalp-damar rahatsızlıkları gibi uzun süreler sonucunda da ortaya çıkabilmektedir. Böyle kısa ve uzun vadeli sağlık riskleri ile karşılaşmaksızın tüketiciye güvenilir gıda arzının sağlanması için, gıda güvenirliği anlayışının birincil üretimden tüketime, yani tarladan çatala kadar her aşamada benimsenmesi, özellikle yaşadığımız yüzyılda vazgeçilmez bir koşul haline gelmiştir. Teknoloji geliştikçe kullanımı kaçınılmaz olan tarımsal ilaçlar ve veteriner ilaçlarından beklenen faydanın sağlanması, bulaşanların tip ve miktarlarının tespit edilmesi, güvenli hammadde seçimi, katkı maddelerinin uygun ürünlerde ve gereği kadar kullanılması ve krizlerle baş edilebilmesi ve tüm bunlar yapılırken de insan sağlığına uygun ürün arz edilmesi,  gıda güvenliğinin konularıdır.

Bu zincir içerisinde birincil üretimde yani tarla ve çiftlik boyutunda, Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimler ağırlıkla yer alırken; birincil üretim sonrasında ağırlıkla teknoloji, mühendislik ve hijyen sanitasyon, hatta lojistik ve pazarlama ile ilgili bilgilerle donatılmış meslek grupları gerekmektedir. Gıda Mühendisleri ise tüm bu amaçlara hizmet etmek üzere eğitilmiş, tek konusu “gıda” olan bir meslek grubudur.

Gıda Mühendisliği eğitimine başlanmadan önce gıda ile ilgili çalışan  -ve hala çalışmakta olan-  meslek gruplarının hemen hepsinin gıda zincirinin belli bir kısmı ile ilgili eğitim alıyor olmaları, bu mesleğin doğuşunda etken olmuştur. Gıda Mühendisliği’nden önce, bu alanda çalışan “Ziraat Mühendisi” unvanlı gıda teknologlarının ağırlıklı olarak hammadde ve teknoloji bilgisine sahip; “Kimya Mühendisleri”nin prosese dair mühendislik işlemlerine vakıf olmaları, ancak hijyen, sanitasyon, hammadde bilgileri ile donatılmamış olmaları; Veteriner Hekimlerin ise temelde hekimlik nosyonu ile donatılmış eğitimlerinde hayvansal gıdalarla ilgili sınırlı sayıda ders alıyor olmaları nedeniyle, bahsedilen alanları içinde barındıran entegre bir eğitimin arayışı başlamıştır. Bu arayışın sonucu olarak ortaya çıkan “Gıda Mühendisliği” eğitim programı, hammaddeyi çiftlikten/tarladan aldıktan sonra; hammadde kontrolü, yaşam koşulları doğrultusunda yeni ürünler geliştirmek ve yeni tespit edilen sorunlara teknolojik çözüm üretmek (işlem bulaşanlarında olduğu gibi) ve pazarlama/lojistik de dahil gıda güvenliği-kalite-mühendislik alanlarında tüm süreçleri kapsayacak şekilde oluşturulmuştur.   

Hammaddenin “organik” ve “bozulabilir” nitelikte olması, üretimin tüm aşamalarında metabolik, kimyasal, mikrobiyolojik süreçlerin devamına bağlı olarak, hammadde kaynaklı ve üretim sürecindeki bütün risklerin ve bu risklerin yönetiminin iyi bilinmesini gerektirmektedir. Gıda Mühendisliği eğitiminde hammadde kaynaklı sağlık riskleri, bu risklerin kontrolü ve eliminasyonu ağırlıklı yer tutmakta, yine gıda güvenliği açısından son derece önemli olan gıda ambalajları konusunu da içine almaktadır.

            Kısaca; Gıda Mühendislerinin gıda güvenliği ile ilgili çalışma alanları birincil üretim sonrasındaki tüm aşamaları kapsamaktadır. Bunun yanında, politika geliştirmede, mevzuat çalışmaları, kontrol ve denetimlerde ise kamu sektöründe etkin rol almaktadır.

            Yazımda anlatmaya ve irdelemeye çalıştığım “Gıda Mühendisliği” mesleği,  AB uyum sürecinde işletmelerin modernizasyonunun sağlanmasında, güvenli ve kaliteli gıda üretiminde özel sektörde; mevzuat geliştirme ve uygulamada ise kamu sektöründe rol oynamaya devam edecektir.

Öte yandan, şunu mutlaka vurgulamak gerekir ki; gıda güvenliği öylesine disiplinler arası bir konudur ki; ilgili birçok meslek arasında bilgi aktarımını, iletişimi, birlikte üretme kültürünü geliştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Burada verilen bilgiler, bir mesleğin bir konu ile bağlantısını ifade etmek üzere yazılmıştır. Yazıdaki ifadelerde; “bu alanda tektir” gibi bir iddia yoktur. Meslek taassubunun giderek tırmandığı bir dönemde bunu vurgulamak her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Ancak, şu bir gerçektir ki, gıda mühendisliği gıda konusunu en kapsamlı biçimiyle anlama ve bilme iddiasında olan bir meslektir ve haklarının geliştirilmesi ihtiyacı açıktır.

  • SİDAS MEDYA AJANS TANITIM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ
  • Fezvipaşa Bulvarı Çelik İş Merkezi Kat:3 D:302 Çankaya - İZMİR

  • +90 232 441 60 01
  • +90 232 441 61 06